Rakiplerin Kim Olduğunu Belirler!

Markanız için seçtiğiniz rakipleriniz kim olduğunuzu belirliyor olabilir mi? Günümüzde markanızı tanımlamanın bir diğer yolu seçtiğiniz rakipler ve en önemlisi onlara karşı oluşturduğunuz stratejiniz!

Günümüzde sektörlerin tamamında reklamları, ürünleri ve sloganları ile zihinlerde yer edinmiş önemli markalar yer almaktadır. Bu markaları tek tek ele aldığımızda ise aklımıza gelen markanın hemen ardından en önemli rakip de zihnimizde canlanır. Örneğin dünyanın neresine giderseniz gidin insanlara hangi kolayı sevdiklerini sorduğunuzda alacağınız cevaplar genellikle “Coca-Cola” veya “Pepsi” markalarından biri olacak ve tüketiciler neden bu markayı seçtiğini diğer markanın özelliklerinden veya zayıf yanlarından örnek vererek açıklayacaklardır. Bu nedenle bu iki marka gıda sektörüne adını altın harflerle yazdırmış önemli iki rakip ve herkes tarafından kabul gören markalar haline gelmişlerdir. Peki bu markaların sırrı sizce yalnızca yaptıkları reklam kampanyaları veya ürünlerinin kalitesi midir? Gelin biraz daha yakından bakalım; rekabet!

Bir marka yaratmak pek çoğumuzun da tahmin edeceği üzere engebeli bir süreçtir. Öncelikle yaratacağınız markanın; hangi sektörde olacağı, hitap edeceği hedef kitle, logosunun; hangi değerler ön plana çıkarılarak tasarlanacağı ve nasıl olacağı gibi sorulara cevap bulmak gerekir. Bütün bunlara karar verdikten sonra eğer başarılı bir markaya sahip olmak ve sektöre hızlı bir giriş yapmakta kararlıysanız rakiplerinizi de çok iyi tanımanız gerekecektir.

Reklam sektörünün gelişmesi ile birlikte birçok markanın yenilikçi ve yaratıcı olmaya özen göstermeye başladığı hepimizin tanık olduğu bir gerçektir. Eğer yetmişlerde ya da daha öncesinde bir ürün pazarlayacak olsaydınız bunun için kaliteli bir ürüne ve müşterinin devamlılığına dikkat etmeniz neredeyse yeterliydi. Ancak televizyonların, radyoların, dergilerin ve Outdoor reklamların hayatımıza girmesi ile birlikte en önemli nokta yerel olmaktan çıkıp daha fazla tüketiciye ulaşma ihtiyacı olmuştur. Bu noktada dijitalleşmenin de hızlanması birçok markanın yerel olmaktan çıkıp global hale gelmesini sağlamıştır.

Dijitalleşme ile Değişen Stratejiler!

Her sektörde tüketici hedefinin doğru tanımlanması ve pazarlamanın en yaratıcı haliyle tüketiciye ulaşması zorunlu bir hale gelmeye başladı. Yıllardır kendi sektöründe rakip tanımayan markalar dâhi kurumsal kimliklerini yeniden tanımlaya başladı; logo tasarımı, insan kaynakları stratejileri, pazarlama planlamaları gibi pek çok yenilik yapmaya başladılar. Zaman içerisinde birçok tüketiciye ulaşmaya başlayan markalar rakipleri ile daha zorlu bir rekabet içerisine girdiler. Globalleşmeyi başaran markalar ulaştıkları ülkelerde ve hatta şehirlerde yeni satış stratejileri geliştirerek pazarlarını büyütmeyi hedeflediler. Örneğin Burger King Japonya’da yer alan restoranlarında “Black Burger” gibi ürünler satarken; Türkiye’de yer alan restoranlarında domuz ürünleri satmayarak yerele de hitap etmeyi başardı.

Zaman içerisinde yerele uygun ürün politikası yeterli gelmemeye başladığında ise farklı stratejiler geliştirilmeye başlandı. Bundan birkaç yıl öncesine kadar markaların kendi ürün kalitelerini, güçlü yanlarını ve zayıf yanlarını analiz etmesi yeterli iken artık bu durum rakiplerden gelecek hamleleri öngörmeye yeterli olmamaya başladı. Bu gelişmeleri takip eden süreçte dijitalleşmenin ve reklamcılık sektörünün online platformlara daha fazla yatırım yapmaya başlaması üzerine pek çok marka “Swot Analizi” gibi stratejik hamleler yaparak, sektöründe kendine rakip gördüğü markaların da güçlü ve zayıf yanlarını görmeyi hedefledi.

Eğer bir marka bulunduğu sektörde tüketiciye en iyi hitap eden ve en çok satışı yapabilen marka haline gelmek istiyorsa; kendinden önce bu sektörde en çok başarıyı elde etmiş markanın pazarlama ve reklam stratejilerini analiz etmek durumunda kaldı. “Rakip markanın güçlü yanlarını alabilir ve zayıf yanlarını pazarlama stratejilerinizde kullanabilirseniz; pazara güçlü bir giriş yapabilirsiniz!” fikri birçok markanın hedefi haline geldi. Bu hedefi belirlemeyen ve gelişmelere uyum sağlamak yerine daha garantici bir strateji oluşturur ve güçlü yanları sizden daha az olan bir rakip seçerseniz; stratejileriniz bir sonraki rakibinizi pazarda geride bırakmanız için yeterli olmayabilir. Bu gelişmelerle birlikte birçok marka; ekibiyle, oluşturduğu stratejilerle ve diğer markalara göre güçlü, zayıf ve farklı yönlerini analiz etmesiyle diğer markaları geride bırakmayı başarmıştır.

Rakip Denilince Aklınıza Gelen İki Fast-Food Devi!

Bugün pek çoğumuzun reklamlarını, sloganlarını ve logolarını ezbere bildiği markalar; rakiplerini iyi seçen ve analiz eden, en yukarıyı hedeflemiş ve bunu başarmış markalardır. Örneğin Mc.Donald’s markası yapılan araştırmalara göre en büyük rakibi olan Burger King’ten iki kat daha fazla restoran sayısına sahiptir. Marka bunu rakibine karşı güçlü ve fark yaratan bir yanı olarak analiz etmiş ve 2016 yılında TBWA Paris Ajansı’na bu güçlü yanını tüketicisine aktarabileceği bir reklam kampanyası oluşturmuştur.

Reklamın içeriğine göz attığımızda; Fransa’da yapılan bu reklamda yol kenarına konan iki adet tabelada en yakın Mc.Donald’s ve en yakın Burger King restoranın nerede olduğu yazmaktadır. Sürücü ilerlediğinde ise tabelalarda “En Yakın Mc.Donald’s 5 Km Sonra” ve “En yakın Burger King 258 km sonra” yazmaktadır. Rakibine karşı güçlü yanını pazarlayan Mc.Donalds’a, Burger King en çok gelir elde ettiği ürünü olan “Whopper” üzerinden bir reklam kampanyası oluşturarak yanıt verdi. Ürünün kalitesine vurgu yapan Burger King’in reklamı, Mc Donalds’ın reklamının devamı niteliğindeydi. Sürücü bu iki tabela ile karşılaştıktan sonra Mc.Donalds’tan yalnızca iki adet kahve alarak “Whopper” yemek için 253 km daha yol gidiyordu. Reklamın sonunda yer alan “Her yerde olduğun için teşekkürler Mc.Donald’s sloganı da dikkat çekiyor.

Fast Food sektörüne resmi rakamlarla da kanıtlanmış bir şekilde hükmeden bu iki markanın rekabeti, pazarlamada nasıl stratejilerle kullandığını örneklerle de görmüş olduk. Bu iki marka rakip olarak başka firmaları seçselerdi ya da markalarının sektördeki yerini doğru analiz etmemiş olsalardı şu an nerede olacakları hakkında düşünmek gerekir. Bu örnekler çoğaltılabilir, değiştirebilir ancak rakibinin markayı tanımladığı değiştirilemez bir gerçektir. Bana rakibini göster, sana kim olduğunu söyleyeyim!

Rakiplerinize karşı yaratıcı stratejiler ve reklamlar oluşturmak için bize ulaşın!

Ajans360
04 Ağustos 2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Menü Görüntüle