Melih Örnekbaş 31 Ekim 2018
Tüketici artık çok hızlı tüketiyor!

Tüketici

Tüketici kim? Müşteri, okur, izleyici, abone diye adlandırdığımız insanlar. Peki satın alanlar mı kullanıcı, tüketenler mi? Satın alan, kullanan, tüketen insanları anlamak, özellikle satın alma motivasyonlarını çözmek ve anlamak üzerine bir bilgi birikimine sahip olduğunuzdan da eminim.
Ama insanlığın çağı değiştirdiği, bu değişimle gelen yeniliği anlama ve yönetme çabasıyla bilimin müthiş bir hızla değiştiği bir zaman aralığında, bildiklerimizin olan biteni anlamaya yetmediği duygusuna kapılıyoruz çokça. Her gün yaşadığım bir paradoks gibi, acaba ürettiklerimiz işe yaradı mı?
Karmaşıklığın yoğunluğu arttıkça daha kısa cümlelerde, daha kısa filmlerde büyük sırların çözümlerini bekliyoruz.
Zamandan ve mekandan bağımsızlığın ürettiği hız, hayatın karmaşıklığı çok boyutlu, çok katmanlı, çok aktörlü bir gündelik hayat ritmi üretiyor. Bu yeni gündelik hayat ritmi de giderek zihin haritalarımızı değiştiriyor.

ÇOK KATMANLI STRATEJİLERE İHTİYACIMIZ VAR

Tüketici artık çok hızlı tüketiyor

Önce şunu kavramamız gerekiyor. Çok seçenek içinde tek doğrunun seçilmesine göre biçimlenmiş ve alışılmış zihin haritamız, tüm seçeneklerin geçerli hatta doğru olduğu yeni gündelik hayatı anlamlandırmakta zorlanıyor.

Bir ürünün yalnızca kalitesi, fiyatı, ambalajı ya da yüklendiği anlam için satın alındığı açıklamalarına ve buradan üretilmiş konumlama, taktik ve stratejilere alışkındık. Şimdi bunların her birini önüne koyarak satın alan birçok kümenin bir arada olduğu çoklu bir müşteri kitlesiyle karşı karşıyayız. Çok katmanlı, çok boyutlu, çok aktörlü düşünmeye ve stratejilere, taktiklere, dillere ihtiyacımız var.

O nedenle tüketiciyi yalnızla bir birey olarak düşünmek ve anlamaya çalışmak yetmiyor. Aidiyetleri ve kimlikleri, ailesi ve çevresi, alışkanlıkları ve bilinçaltı, eğitimi ve hayat tarzı, gelir seviyesi ve ekonomik sınıfı birçok unsur bir arada kararları etkiliyor. Zihin, gönül, beden, çevreyi bir arada düşünmek ve anlamaya çalışmak gerekiyor.
Ya da hangi tüketicilerin, hangi koşullarda duygusal ya da rasyonel düşünüp düşünmediklerini dikkate almak gerekiyor. Hangi tüketicilerin gelecek algısının ne kadar kısa ya da uzun olduğunu çözmek gerekiyor. Korkularını, umutlarını, sezmek gerekiyor.
Elimizdeki teorilerin, modellerin, şemaların, kategorilerin açıklaya bildikleri kadar açıklayamadıkları olduğunu biliyoruz.

Peki ya ne yapacağız ?

Bu tedirginlikle daha da büyük bir hata yapıyoruz.Hızlı ve amaçsız paylaşımlar yapıyoruz. Sadece yapmış olmak için yapmanın psikolojisi ile herkesin yaptıklarının benzerlerini üretiyoruz. Hiç bir bilgi içermeyen instagram postları, hikayeleri ve 140 karakterlik cümlelerle karşı karşıya olduğumuz twitler ile tüm bu karmaşıklığı anlamlandırmaya umuyoruz.
Strateji olmadan yapılan işlerini grafiklerin hiç bir anlamı olmadığını unutmayınız.
İyi bir strateji nasıl yapılır ?
Taktiklerimiz neler olmalı?
Markanın yada bizim değerlerimiz nedir ?
Bu sorulara doğru cevaplar bulmadan altını doldurmadan üret meyiniz.