Melih Örnekbaş 2 Şubat 2019
Paylaşabilir deneyimler yaratmalısınız !

Satış yapmak yeterli değildir; harika ürün ve hizmetler aracılığıyla müşterilerimiz için paylaşılabilir deneyimler yaratıyor olmamız gerekmektedir. 

Mevcut müşterilere potansiyel müşterilerden tamamen farklı bir havuzdalar gibi davranılır. Yeni müşteri adayları için kırk takla atarız ama mevcut müşterileri kendi başlarının çaresine bakmaya bırakırız. Kullandığınız markaların bir çoğu yeni müşterilere özel teklifler sunduğunu ve büyük indirimden ya da ücretsiz tabletler veya yeni müşterilere teklif edilen diğer özel muamelelerden yararlanamadığınızı kim bilir kaç kez görmüşsünüzdür. 

Sosyal Medya

Sosyal medyada markanızı tavsiye eden insanlara değer vermeye karşı çıkan argümanlardan biri, tavsiye ile satın alma işlemi arasında her zaman kolayca ölçülebilir bir bağlantı olmadığı yönündedir. Ama daha önce var mıydı? Eskiden, bir şey satın almak için bir mağazaya girdiğimde satış personeli, beni mağazaya getirenin kız kardeşimin bir tavsiyesi mi yoksa bir billboard mu yoksa gelişigüzel bir şans mı olduğunu hiç merak etmiyordu. Bir tıklamanın nereden geldiğini ölçebildiğimize göre bu bağlantı doğrudan olmalı diye düşünüyoruz. Araştırmalar, bir müşterinin bir satın alma kararı vermeden önce ortalama olarak neredeyse bir düzine kaynağa danışacağını göstermektedir. Satışa götüren tıklama satış bilmecesinin sadece küçük bir parçasıdır. 

Araştırma verilerine göre “tüketicilerin yüzde 45’i sosyal medya paylaşımlarının yeni marka, ürün, trend ya da perakendeciler keşfetmek için harika bir yol olduğunu bildirmişti ama satın alma işlemlerinin sadece yüzde 1’i izlenebilir sosyal ağ linkleriyle geriye doğru izlenebilmektedir… Bu veriler 77 bin online alışverişin izlenmesiyle elde edilmiştir. Araştırmacılar, tüketicilerin neredeyse hiçbir zaman Facebook ya da diğer sosyal medya kaynaklarında bir arkadaşları ya da bir perakendeci tarafından yapılan bir paylaşımda bir şeyi görünce onu hemen satın almadıklarını saptamıştır.

Satış odaklı değil uzun dönemli strateji

Buradaki anahtar sözcük “hemen” sözcüğüdür. Şu anda elimizin altında o kadar çok bilgi var ki satın alma kararı sonucunda bir tıklama yapmadan önce 20 kaynağı kontrol edebiliyoruz. Bu durum, söz konusu etkilerin önemli olmadığını ya da bunların kararlar verilmesine ya da alışverişe götürmediğini göstermez. Yeni bir kot pantolon almam için üç reklam, bir arkadaşımın blogunda iki görüntü ve annemin sürekli dırdır etmesi gerekmiş olabilir ama satışa bunların her biri eşit önemde etki yapmıştır. 

Bugünün dünyasında, eğer pazarımızda ilk akla gelecek bir konumda kalmak istiyorsak markamız ile ilgili sürekli iletişim halinde kalmalıyız. Satış odaklı değil uzun dönemli stratejik ve süreklilik odaklı olmalıyız. Zaman içinde yaptığınız iletişim dili paylaşılabilir bir değer olmalıdır.